Mar y Desierto

1.5M ratings
277k ratings

See, that’s what the app is perfect for.

Sounds perfect Wahhhh, I don’t wanna
deepglory

Albert Einstein, yerçekimi kanununun kahramını Newton’un bütün uzay teorilerini çökerten adam. Genel ve özel görelilik kavramları ile evrende ki bütün gezegenlerin nasıl aynı yörüngede sabit durduğunu,ışık hızını,bütün maddelerin enerjiye bağlı olduğunu açıklayıp bilim dünyasında çığır açan dahi. Einstein ölüm yılı olan 1955′e kadar büyük önem taşıyan fizik ve uzay çalışmaları yapmıştır. Ölümünden önce ki yıllarda uzayın gizemlerine büyük ilgi duymaya başlamıştı. “Düşünme haftası” dediği zamanlarda odasına kapanıp 1 hafta boyunca çıkmayıp düşünür,çıktığında fiziksel bir formül bulurdu. Einstein hayatının son 5 yılında ise sadece bir soruyu düşünmüş, ne kadar uğraşsada cevabını bulamamıştır. Bu soru şuan yaşadığımız 21.yüzyılda bile cevapsız kaldı ve gizemini hala korumakta. Soru ise şu ; Güneş yaydığı ışınlar sayesinde dünyanın aydınlığını sağlar. Işınlar dünyanın hangi yarım küresine geliyorsa orada gündüz,diğer yarım kürede gece yaşanır. Peki, güneş ışınları vurduğu her gezegenin aydınlığını sağlıyorsa, uzayı neden aydınlatmıyor? Yani, güneş ışınlarının dünyaya ve diğer gezegenlere giderken geçtiği uzay yolları neden zifiri karanlık? Sadece bu da değil,uzayda ki hiçbir ışık kaynağı,uzayı aydınlatmaz. Einstein bu yüzden uzaya “hayalet” demiştir.

unaprincesafelizz

“Bundan tam 4 yıl önce, üniversitede ilk yılımdı. Yeni gelmiş olmama rağmen, yaptığım organizasyonlarla ve müzikle uğraştığım için okulun çoğunluğu beni tanıyordu. ‘Zayi’ veya 'Burak’ dendiğinde, direk tanırdı insanlar. Yine soğuk akşamlardan birinde, eve dönerken okulun önünde bir kız takıldı gözlerime. Kumral, kendine aşık eden koyu kahverengi, iri gözleri, uğruna şiirler yazılacak dudakları… Yavruağzı bir bluz vardı üzerinde. Uzun saçları beline ulaşmaya çalışıyordu. Öyle bir bakışı vardı ki boşluğa doğru, bir şeyler arıyordu sanki, içinde.. kaybettiği bir şeyleri arıyordu. Arkadaşıma dönüp "Kim lan bu?” diye sordum heyecanla. “Boşa uğraşma Buraak, bakmaz sana. Okulun en popüler hatunu, daha yazmaya cesaret edeni görmedim.” dedi. Açıkçası baya moralim bozulmuştu. Eve geçtim, hiç aramadım kızı. Yattım yatağıma, gözlerini, saçlarını, dudaklarını hayal ettim. O kadar güzeldi ki. Saf bir güzelliği vardı. Ne yapıp edip tanışmam gerekiyordu. Günlerce akşam dışarı çıkıp, otobüs durağındaki bekleyişini seyrettim uzaktan. Satırlarca söz yazdım onun için, yazıp yazıp yaktım sözleri. Kelimeler yetmiyordu anlatmaya, güzelliğini, hislerimi tarif etmeye uygun ne bir kelime bulabilmiştim ne cümle. 37 gün boyunca o durakta otobüs bekleyişini seyrettim. Ve işin ilginç tarafı geçen 37 gün boyunca bir defa bile internetten açıp kızı bulmaya çalışmadım, sadece seyrettim. Çünkü biliyordum ki o duraktaki bekleyişini, hiçbir yerde göremezdim bir daha. Aynı filmi ardarda 37 defa seyretmek gibi bir şeydi bu. 38.günün sabahında, daha fazla dayanamayacağımı farkettim. Konuşacaktım onunla, direk açılmasam da tanışacaktım. Akşam çıkmadan önce en güvendiğim kıyafetlerimi giydim, camel white paketini cebime koymadan önce bir tane sigarayı yaktım ve çıktım evden. Durağın karşısında durdum, o geldi, attım sigarayı ve ufak adımlarla durağa doğru yaklaştım. Her adımda ayaklarım titriyordu. Derin bir nefes aldım yanına geldiğimde. “Merhaba.” diyip, gülümsedim. Kulaklığının tekini çıkardı, “Merhaba.” dedi,beraberinde küçük bir tebessümle. Bana ilk gülüşü… Unutulmaz. Durakta sadece ikimiz vardık. “Burak ben, senin için de sakıncası yoksa, tanışmak istiyorum. Bilmem dikkatini çekti mi ama, tam 37 gündür her akşam bu saatte, şu karşıdaki duvarda seni izlerken bir sigara içip, otobüse bindiğinde gidiyorum.” dedim. Gözlerimi kısıp, yüzünü, vücudunu inceledim. Mükemmelliğin sembolüydü. Tekrar gülümsedi, “Farkındayım.” dedi. “İlk günlerde sapığın teki olduğunu düşünmüştüm ama bir süre sonra bakışlarına dikkat ettim, çok farklı bakıyordun.” 1-2 saat sohbet ettik o durakta. Bir akşam evine otobüsle gitmek yerine benimle sohbet etmeyi tercih etti, saat 00.24’ü gösteriyordu. “Kalkalım.” dedi, evine bıraktım. Elini sıktım, “Sonra görüşürüz.” dedim, “Görüşürüz.” dedi. Ben yine her akşam o durağa gittim, sohbet ettik, otobüse binmedik, evine bıraktım. tam 12 gün boyunca, aynı senaryoyu tekrarladık. Bir akşam, yemeğe çıkalım dedim. Kabul etti. Özenle hazırlandım ve çıktım evden, durakta buluşalım dedik. Ayakkabı seslerinden tanıdım, kafamı çevirir çevirmez, ilk gördüğüm gibi heyecanlandım. Masmavi bir elbise, beline kadar uzanmış düz saçlar, yüzünde çok hafif bir makyaj ve içime işleyen o koyukahve, iri gözleri. Uğruna şiirler yazılası kadın… Koluma girdi, yavaş yavaş yürüyerek sahil kenarında bir cafeye geçtik. Yemeklerden sonra, 2 çay alıp sahildeki banklardan birine oturduk. Tek şekerli içerdi çayını, deliler gibi kitap okur, slow müziklerden hoşlanırdı. İlk defa orda konuştuk, müzik yaptığım hakkında, birbirimiz hakkında. Sırtında Fransızca bir dövme vardı, anlamını sordum, biraz zaman geçsin söylerim dedi. Ama araştırmak yok, söz ver dedi. “Söz.” dedim. Kokusu, kendine hastı. Daha önce hiç böyle bir parfüm görmemiştim. Tıpkı bebek gibiydi. Slim Monte Carlo içiyordu, dolgun dudaklarının arasında için çekişi hala gözlerimin önünde. Birlikte o kadar çok vakit geçirdik ki, yeri geldi deliler gibi eğlendik, sarhoş olduk,yeri geldi beraber ağladık, aynı evde, aynı yatakta yattık. Dokunmaya kıyamazdım asla. İçimde ona karşı hiç kötü niyet yoktu, sadece seviyordum. Sadece. Temiz, adam gibi seviyordum onu. Sevgili gibiydik ama adımız yoktu. Astronomiye çok önem verirdi. Kova burcuydu. Uğurlu çiçeği Hercai Menekşesiydi. Takıntılıydı burçlara. Bir akşam saat 10 gibi beni aradı. “Canım, 1 haftalığına ailemin yanına gidiyorum haftaya buradayım, kendine dikkat, öpüyorum seni.” dedi. “Kendine dikkat et.” dedim, kapattık telefonu. 1 hafta onsuz ne yapacaktım ? Günler geçmek bilmiyordu. Geleceği günün sabahında, telefonumun sesiyle uyandım. O arıyordu, heyecanla açtım telefonu “Günaydın hanımefendi.” dedim. Titreyen bir sesle “Seni seviyorum.” dedi ve telefonu kapattı. Ardarda aramama rağmen açılmadı telefonlarım. Bir arkadaşından babasının telefon numarasını aldım ve aradım. “Alo, iyi günler ben Burak, kızınızın arkadaşıyım. Görüşebilir miyim?” dedim. Ağlayarak cevap verdi babası, “Başımı sağolsun oğlum.” Telefonu elimden düşürdüm. Her zaman onun beklediği durakta, bu defa ben bekliyordum. Asla gelmeyecek bir otobüsü. Karşımdaki duvara dalmış gözlerimden akan yaşlarla şu cümleleri fısıldadım kendi kendime: “tınaklarının ucunda nemli bir slim monte carlo olsun dudağında chivas sarhoşluğu.” O gece yazdım Hercai Menekşesinin sözlerini, her cümlesinde onu, geçirdiğimiz vakitleri anlattım. Sırtındaki dövmede de, ne yazdığını hala bilmiyorum. Zamanı gelince söyleceğim dedi, zamanı gelince söyleyecektir. İnanıyorum.“  Uzun zamandır hikâye yazmıyordum, bu defa kurgu yerine gerçek bir hikayeyi anlatayım dedim size. Önceki postumda bahsettiğim Zayi'nin Hercai Menekşesi adlı şarkısının hikâyesi bu. Umarım dinlersiniz, en güzel birliktelikler sizin olsun…

seninlegokyuzuolalim

ya şuram acıdı

isimsizbirsehir

Ya acıttı amk

bulbeniikaybolmusum-deactivated

Bir Titanik hayranı, bu zamana kadar filme olan bakış açımızı değiştirebilecek bir teori ortaya attı. Ona göre Jack, aslında bir “zaman yolcusuydu”. Titanik'te bulunmasının tek sebebiyse Rose'u intihar etmekten kurtarıp, olayları tamamen değiştirmekti. “Saçma gelebilir ama bir düşünsenize… Eğer Rose gemiden atlasaydı, gemi onu aramak için durmak zorunda kalacaktı…” diyor. Jack'in Rose'la bu kadar çok vakit geçirmesinin sebebini de buna bağlıyor: Hayatta olduğundan emin olmak için. Varan 1: Jack'in o zamanlarda geçerli olan bir parası yok, bu yüzden bilet alabilmek için kumar oynamak zorunda kalıyor. Varan 2: Wissota Gölü‘nde balık tutmaktan bahsediyor. Ama Wissota Gölü, 1917'de yapılmış yapay bir göl. Yani Titanik battıktan 5 sene sonra.Varan 3: Saç kesimi ve sırt çantası o döneme kesinlikle uygun değil. 1930'larda popüler olmaya başlayan şeyler.Varan 4: Rose'a, onu Santa Monica İskelesi'nde roller coaster'a bindireceğini söylüyor. Tabii 1916 yılında, Titanik battıktan 4 yıl sonra inşa edildiğini gözardı edersek…

dengesizbiradamimben

Sonuç: Jack bir zaman yolcusu.

image
Source: dengesizbiradamimben
goodbyesassenach

İzlenmesi Gereken filmler:

  • 21 *
  • 23
  • 1408 *
  • 2012
  • 17 Again
  • 3 İdiots *
  • 500 Days of Summer
  • A Cindirella Story
  • Ajan Salt
  • Akıl Oyunları *
  • Alice in Wonderland
  • Altıncı His *
  • Another Cindirella Citory
  • Avatar
  • Avatar The Last Airbender
  • Ay Prensesi
  • Azınlık Raporu *
  • Babamın Penguenleri
  • Beastly
  • Bedtime Stories
  • Ben Dört Numara
  • Benjamin Button´ın Tuhaf Hikayesi
  • Bir Alışverişkoliğin İtirafları
  • Breaking Down 1-2
  • Bring İt On 1-2-3-4-5
  • Büyük Hazine 1-2
  • Captain America
  • Cesaretin var mı Aşka? *
  • Da Vinci Şifresi
  • Davetsiz *
  • Dear John
  • Due Date
  • Easy A
  • Eclipse
  • Exam
  • Fantastic Four 1-2
  • Fight Club
  • Hancock
  • Hannibal Doğuyor *
  • Hannibal *
  • Hansel ve Gretel Cadı Avcıları
  • Harry Potter 1-2-3-4-5-6-7-8 *
  • Hulk
  • Hunger Games *
  • I Am Legend
  • Inkheart
  • İn Time *
  • İnception *
  • İran Man 1-2
  • Kaçış
  • Kanlı Elmas
  • Kapan
  • Karanlık Gölgeler
  • Karayip Korsanları 1-2-3-4
  • Kehanet
  • Kelebek Etkisi 1-2-3
  • Kız Kardeşimin Hikayesi *
  • Kızıl ejder *
  • Koleksiyoncu 1-2 *
  • Kuralsızlar
  • Kuzuların sessizliği *
  • LOL
  • Lara Croft Tomb Raider
  • Limetless
  • Manhattan'da Sihir
  • Mavi En Sıcak Renktir
  • Mean Girls 1-2
  • Melekler Ve Şeytanlar *
  • Mr. & Mrs. Smith
  • Mr. Nobody
  • Narnia 1-2-3
  • New Moon
  • New York Zamanı
  • Next
  • Orphan *
  • Ölüm Yarışı *
  • P.S I Love You *
  • Panic Room
  • Pembe Panter 1-2
  • Red Riding Hood
  • Saw 1-2-3-4-5-6-7-8 *
  • Shutter İsland*
  • Sihirbazın Çırağı
  • Slumdog Millionaire
  • Soldaki Son Ev
  • Son Durak 1-2-3-4-5
  • Spiderman 1-2-3
  • Step up 1-2-3
  • Şimşek hırsızı*
  • Terabithia Köprüsü
  • The Amazing Spider-Man
  • The Avengers *
  • The Green Mile
  • The Hangover 1-2
  • The Last Song
  • The Lovely Bones
  • The Notebook
  • The Perks Of Being A Wallflower *
  • The Prestige *
  • The Three Musketeers
  • Thor
  • Titanic
  • Total recall *
  • Tron Efsanesi
  • Turist
  • Uçuş Planı
  • Vampir Avcısı Abraham Lincoln
  • Wanted *
  • Wild Child
  • X-Men
  • Yapay Zeka
  • Yıldız Tozu
  • "Yıldızlara Dikkat"
  • BUNLAR Bİ KÖŞEDE DURSUN.
  • RB yapıymda film gerekince bakarım : D:DD